Kategoriler
CEZA HUKUKU

RESMİ BELGENİN DÜZENLENMESİNDE YALAN BEYAN SUÇU/YARGITAY CEZA GENEL KURULUNUN 25.06.2019 TARİHLİ VE 249-499 SAYILI KARARI

TCK’nın 268/1. maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için madde metnindeki “işlediği suç nedeniyle” ifadesi dikkate alındığında kanunilik ilkesi gereğince öncelikle fail tarafından işlenen bir suçun bulunması ve bu suçun faili ile başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanan failin aynı kişi olması zorunludur. Madde metninin kıyasa yol açacak biçimde geniş şekilde yorumlanamayacağı, başka bir anlatımla kıyas ve yorum yoluyla Kanun’da tanımlanan suça unsur eklenip çıkartılamayacağı da gözetildiğinde sanık hakkında soruşturma ve kovuşturma konusu hırsızlık suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda verilen beraat kararının temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında sanığın soruşturma ve kovuşturma konusu suçu işlediğinden bahsedilemeyeceğinden iftiranın özel bir şekli olan başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun somut olayda oluşmayacağı, ancak sanığın hakkında arama kararı olduğundan korkması nedeniyle gerçeğe aykırı olarak beyan ettiği isme göre kolluk görevlileri tarafından olay, yakalama ve üst arama tutanağı ile aynı tarihli şüpheli ve sanık hakları formunun yine D. Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından da genel adli muayene raporunun düzenlendiği dikkate alındığında sanığın eyleminin TCK’nın 206. maddesinde düzenlenen resmî belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturduğunun kabulü gerekmektedir.