Kategoriler
CEZA HUKUKU

NİTELİKLİ DOLANDIRICILIK SUÇU/YARGITAY CEZA GENEL KURULUNUN 31.01.2017 TARİHLİ VE 598-31 SAYILI KARARI

Sanığın, alzheimer hastası olan ve sağlık durumunun ağır olması nedeniyle D. Devlet Hastanesine kaldırılan annesinin yanında refakatçi olarak bulunan katılanı, hastane odası telefonundan arayarak, “Hastanızın tahlilleri iyi çıkmadı, acilen P. Hastanesine götürmeniz gerekli, bunun için vezneye ödeme yapmanız gerekiyor, hemen vezneye gelin, orada M. isimli görevli size yardımcı olacak.” deyip telefonu kapattığı, bu konuşma üzerine hastane veznesinin bulunduğu yere gelen katılanın yanına yaklaşarak, “Ben M., sizin hastanızın 15-20 dakikaya kadar P. Üniversitesi Hastanesine yetişmesi gerekiyor, bunun için ödeme yapıp fatura almanız lazım.” dediği, katılanın, üzerinde para olmadığını, eşini araması gerektiğini söylemesi üzerine, “Eşini aramana gerek yok, biz yardımcı oluruz.” diyerek cep telefonu ile birini arıyormuş gibi yaptığı ve sözde görüştüğü kişiye “Ablamızın parası yokmuş yardımcı olalım!” dedikten sonra, katılana hasta hakları bölümünde çalıştığını belirterek birtakım evrak verip, bu evrakı hemşirelere imzalatması gerektiğini söylediği, katılanın evrakı imzalatmak için yanından ayrılacağı sırada, “Para yoksa emanete değerli eşya da alıyoruz.” dediği, bunun üzerine katılanın 1.000 TL değerindeki bileziği çıkartarak sanığa verdiği, katılanın, belgeleri onaylatmak için dahiliye servisine çıktığı sırada sanığın bileziği alarak oradan ayrıldığı anlaşılan olayda; durumunun ağır olması nedeniyle hastaneye kaldırılan annesinin yanında refakatçi olarak kalan katılanın, “zor şart” altında olduğu ve annesinin hastalığı nedeniyle içine düştüğü çaresizlikten yararlanılmak suretiyle sanık tarafından aldatılarak aleyhine haksız menfaat sağlandığı anlaşıldığından, sanığın eylemi TCK’nın 158/1-b maddesinde düzenlenen “Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle dolandırıcılık” suçunu oluşturmaktadır. Ancak sanığın, katılanı aldatmaya yönelik hastanenin hasta hakları bölümünde çalıştığına ilişkin beyanı dışında, bu kuruma ait maddi bir varlığı veya kurumla bağ kurulmasını sağlayan somut başka olguları (herhangi bir kıyafet, belge, kimlik v.s.) kullandığına ilişkin delil bulunmadığından, TCK’nın 158/1-d maddesi anlamında kamu kurum ve kuruluşunun vasıta olarak kullanılmasının söz konusu olmaması nedeniyle, mahkemece sanık hakkında bu bend uyarınca da uygulama yapılması kanuna aykırıdır.