Kategoriler
CEZA HUKUKU

MEŞRU SAVUNMA VE ZORUNLULUK HALİ/YARGITAY CEZA GENEL KURULUNUN 09.04.2019 TARİHLİ VE 1402-297 SAYILI KARARI

Köyün dışında, ıssız sayılabilecek bir yerde, güneşin batmasından yaklaşık yarım saat sonra evlerinin yakınında bulunan arazilerine izinsiz giren katılanları projektör vasıtasıyla tanıdıktan sonra iyice tedirgin olan sanık ile eşinin uygun bir şekilde araziden çıkmaları konusunda uyarıda bulunmalarına rağmen, katılanların araziyi terk etmedikleri gibi alaycı bir ifade ile sanığı yanlarına çağırarak eve doğru yaklaşmaları üzerine elindeki tüfekle iki el havaya uyarı ateşi açan sanığın, haklı savunmasında aşırılığa kaçmadan taarruzu defetmekten gayri bir gayesinin bulunmadığını göstermiş olması, sanığın eşi tarafından tanınan katılan K.’ye karşı olumsuz bir izleniminin bulunması, ilerleyen yaşları nedeniyle daha korunmasız durumda olan sanık ile eşinin olayın meydana geldiği yer ve zaman dikkate alındığında; tedirginlik duymalarının hayatın olağan akışına uygun olması, katılanların saldırıları henüz suç boyutuna ulaşmamış ise de başlamamış ancak başlaması kesin olan ve başladığında savunmayı olanaksız, ya da çok güç hâle getirecek bir tecavüze karşı yapılan savunmanın meşru olduğu konusunda gerek öğretide gerekse uygulamada herhangi bir duraksamanın mevcut olmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleminin, konut dokunulmazlığına yönelmesi muhakkak bir saldırıyı, o anki hâl ve şartlara göre, savunma amacına matuf ve orantılı bir şekilde defetme niteliğinde olduğu ve olayda meşru savunma koşullarının gerçekleştiği kabul edilmelidir.