Kategoriler
CEZA HUKUKU

CİNSEL SALDIRI SUÇU

Cinsel saldırı MADDE 102. (1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Fiilin vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle işlenmesi durumunda, yedi yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Bu fiilin eşe karşı işlenmesi hâlinde, soruşturma ve kovuşturmanın yapılması mağdurun şikâyetine bağlıdır. (3) Suçun; a) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, b) Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle, c) Üçüncü derece dahil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye karşı, d) Silâhla veya birden fazla kişi tarafından birlikte, İşlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilen cezalar yarı oranında artırılır. (4) Suçun işlenmesi sırasında mağdurun direncinin kırılmasını sağlayacak ölçünün ötesinde cebir kullanılması durumunda kişi ayrıca kasten yaralama suçundan dolayı cezalandırılır. (5) Suçun sonucunda mağdurun beden veya ruh sağlığının bozulması hâlinde, on yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur. (6) Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.  
GEREKÇE Cinsel dokunulmazlık, kişilerin vücudu üzerinde cin­sel davranışlarda bulunulması suretiyle ihlâl edilir. Bu bölümde yer alan suçlarla korunan ortak hukukî değer, kişilerin cinsel dokunulmazlığıdır. Bu Bölümde yer alan suçlar, esasen kişiye karşı işlenmiş olan suçlar olması iti­barıyla, İkinci Kitabın “Kişilere Karşı Suçlar” başlıklı İkinci Kısım altında düzenlenmişlerdir. Maddenin birinci fıkrasında, cinsel saldırı suçunun temel şekli tanım­lanmıştır. Bu suçun oluşabilmesi için, cinsel arzuları tatmin amacına yönelik davranışlarla kişinin vücut dokunulmazlığının ihlâl edilmesi gerekir. Suçun temel şekline ilişkin maddî unsuru, kişinin vücudu üzerinde gerçekleştirilen, cinsel arzuları tatmin amacına yönelik ve fakat cinsel iliş­kiye varmayan cinsel davranışlar oluşturmaktadır. Suçun oluşması için, ger­çekleştirilen hareketlerin objektif olarak şehevî nitelikte bulunmaları yeterli­dir; failin şehevi arzularının fiilen tatmin edilmiş olması gerekmez. Söz konusu suç, farklı cinsten kişiye karşı işlenebileceği gibi, aynı cinsten kişiye karşı da işlenebilir. Suçun temel şekline ilişkin olarak soruşturma ve kovuşturmanın ya­pılması, mağdurun şikâyetine bağlı tutulmuştur. Maddenin ikinci fıkrasında, cinsel saldırının vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi, bu suçun nitelikli hâli ola­rak tanımlanmıştır. Suçun bu nitelikli hâli için, vücuda vajinal, anal veya oral yoldan organ veya sair bir cismin ithal edilmesi gerekir. Bu bakımdan vücuda penis ithal edilebileceği gibi, vajinal veya anal yoldan cop gibi sair bir cisim de ithal edilebilir. Bu bakımdan, söz konusu suçun temel şeklinin aksine, bu fıkrada tanımlanan nitelikli hâlinin oluşabilmesi için, gerçekleşti­rilen davranışın cinsel arzuların tatmini amacına yönelik olması şart değildir. Cinsel saldırı suçunun nitelikli hâlini oluşturan bu fiiller, eşe karşı da işlenebilir. Evlilik birliği, eşlere sadakat yükümlülüğünün yanı sıra, karşılıklı olarak birbirlerinin cinsel arzularını tatmin yükümlülüğü de yüklemektedir. Buna karşılık, evlilik birliği içinde bile, cinsel arzuların tatminine yönelik talepler açısından tıbbi ve hukukî sınırların olduğu muhakkaktır. Bu sınırla­rın ihlâli suretiyle eş üzerinde gerçekleştirilen ve cinsel saldırı suçunun nite­likli hâlini oluşturan davranışlar, ceza yaptırımını gerekli kılmaktadır. An­cak, bu durumda soruşturma ve kovuşturmanın yapılması, mağdur eşin şikâ­yetine bağlı tutulmuştur. Üçüncü fıkrada, bu suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli unsur­ları tanımlanmıştır. Buna göre, suçun, a) beden veya ruh bakımından kendi­sini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, b) kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle, c) üçüncü derece dahil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye karşı, d) silâhla veya birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde, verile­cek cezanın belirtilen oranda artırılması gerekmektedir. (d) bendinde, cinsel saldırının birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi, bu suçun icra hare­ketlerinin müşterek fail olarak sorumluluğu gerektirecek şekilde gerçekleşti­rilmesini ifade etmektedir. Bu bakımdan, söz konusu suçun örneğin bir baş­kası tarafından azmettiren veya yardım eden sıfatıyla iştirak ederek işlen­mesi hâlinde, sadece bu nedenle (d) bendi hükmüne istinaden cezada artırım yapılamayacaktır. Cinsel saldırı suçunun özelliği, bu suçu oluşturan fiillerin mağdurun iradesi dışında gerçekleştirilmesidir. Mağdura karşı cebir veya tehdit ya da hile kullanılabileceği gibi, örneğin bilincinin yitirilmesine neden olmak veya örneğin uyku hâli dolayısıyla bilincinin kapalı olmasından yararlanmak su­retiyle de bu suçlar işlenebilirler. Maddenin dördüncü fıkrasına göre, bu suçun işlenmesi sırasında mağdurun direncinin kırılmasını sağlayacak ölçü­nün ötesinde cebir kullanılması durumunda, ayrıca kasten yaralama suçun­dan dolayı cezaya hükmetmek gerekecektir. Beş ve altıncı fıkralarda cinsel saldırı suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâlleri düzenlenmiştir. Bu itibarla, cinsel saldırı suçunun işlen­mesi suretiyle mağdurun beden veya ruh sağlığının bozulmasına neden olunması, daha ağır ceza ile cezalandırılmayı gerektirmektedir. Keza, cinsel saldırı sonucunda mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunacaktır. Ancak, bu durum­larda, netice sebebiyle ağırlaşmış suçlar dolayısıyla sorumluluk için aranan koşulların gerçekleşmesi gerekir.

Cinsel saldırı suçu TCK m.102’de düzenlenmiştir. TCK m.102/1’e göre, “Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.”

Cinsel dokunulmazlık ve özgürlük kişilerin sahip olduğu temel haklardandır. Cinsel saldırı suçuyla korunan hukuksal değer bireylerin cinsel özgürlüğüdür. Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden herkes bu suçun faili olabilir. Failin kadın ya da erkek olması bakımından bir farklılık bulunmamaktadır. Ayrıca fail ile mağdurun farklı cinsiyette olması da gerekmemektedir. Failin yaşı da önem taşımamaktadır. Failin ayrıca TCK m.103/3-b, c’de belirtilen kişilerden olması cezayı artıran nitelikli hal olarak kabul edilmiştir.

Cinsel saldırı suçunun mağduru on sekiz yaşından büyük herkes olabilir. On sekiz yaşından küçüklere karşı gerçekleştirilen cinsel davranışlar için TCK m.103’te ayrı bir suç tipi olan “cinsel istismar suçu” düzenlenmiştir.

Cinsel saldırı suçunun oluşabilmesi için mağdurun canlı olması gerekmektedir. Aksi halde TCK m.130/2’de düzenlenen, ölünün hatırasına hakaret suçu oluşur. TCK m. 102/3-a’ya göre, mağdurun beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olması cinsel saldırı suçunun cezayı artırıcı nitelikli halini teşkil edecektir.

Kanunda cinsel saldırı suçunun fiili “cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlal etmek” şeklinde tanımlanmaktadır. Mağdurun rızası olmadan onun cinsel özgürlüğünü ihlal etmeye yönelik bir cinsel davranış ya da davranışların gerçekleştirilmesi söz konusudur. Cinsel saldırı suçunun oluşması için vücuda fiziksel bir temas gerekir. Vücut dokunulmazlığını ihlal etmeyen cinsel davranışlar TCK m.105’te düzenlenen cinsel taciz suçunu oluşturur. Hareket vücut dokunulmazlığını ihlal etmekle birlikte cinsel tatmin amacı taşımıyorsa cinsel saldırı suçu oluşmaz.

Cinsel saldırı suçu kasten işlenebilen bir suçtur. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir (TCK m.21/1). Failin, mağdurun vücut dokunulmazlığını cinsel davranışlarla ihlal etmeye yönelik kastı bulunmalıdır.

Cinsel saldırı suçunun oluşabilmesi için, cinsel davranış teşkil eden ve vücut dokunulmazlığının ihlalini içeren fiilin ilgilinin rızası dışında gerçekleştirilmesi gerekir. Cinsel davranışa maruz kalan kişinin bu davranışa rızası olması durumunda cinsel saldırı suçu oluşmaz.

İlgilinin rızası bulunmamasına rağmen rızanın var olduğunu zannedilerek ya da ilgilinin rıza vermeye ehil olmamasına rağmen ehil olduğu düşünülerek cinsel davranışların gerçekleştirilmesi durumunda hukuka uygunluk nedenlerinde ve hukuka uygunluk nedenlerinin maddi şartlarında hata söz konusu olacaktır237. Bu durumlarda failin kastı kalkacak ve fail cinsel saldırı suçundan sorumlu tutulamayacaktır. Cinsel davranışların gerçekleştirilmesi sırasında mağdurun yaşında hataya düşülmesi de mümkündür. Örneğin, fail mağdurun on sekiz yaşından büyük olduğunu zannederek cinsel davranışları işlemesine rağmen, mağdurun on sekiz yaşından küçük olması durumunda, TCK m.30/1 gereği suçun maddi unsurlarında hataya düşüldüğünden fail cinsel istismar suçundan sorumlu tutulamayacaktır.

TCK m.102/2’ye göre, cinsel saldırı fiilinin vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, on iki yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur. Vücuda organ sokulması sadece failin cinsel organının sokulması olarak anlaşılmamalıdır. Faile ya da başkasına ait bir organın veya bir cismin sokulması da bu nitelikli hali oluşturur. Bu fiilin eşe karşı işlenmesi halinde, soruşturma ve kovuşturmanın yapılması mağdurun şikayetine bağlıdır.

Suçun nitelikli halleri olarak; mağdurun, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olan bir kişi olması, suçun kamu görevinin, vesayet veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle işlenmesi, suçun üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye karşı ya da üvey baba, üvey ana, üvey kardeş, evlat edinen veya evlatlık tarafından işlenmesi, suçun silahla veya birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi ve suçun insanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle işlenmesi sayılmıştır.

TCK m.102/1’de, cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması daha az cezayı gerektiren nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde

kalmasında da vücut dokunulmazlığı ihlal edilmekte, fiziki olarak temas gerçekleşmektedir.Ancak buradaki ihlal, cinsel saldırının temel halinden daha basittir.

TCK m. 102/5’e göre, cinsel saldırı suçu sonucu mağdur bitkisel hayata girmiş veya ölmüşse, fail ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılır. Fail, cinsel davranışlarla suçun icrasına başlayıp, başka bir engel olmaksızın kendi iradesiyle suçu işlemekten vazgeçerse, gönüllü vazgeçmeden yararlanır. Fakat vazgeçme anına kadar işlenmiş olan davranışlar başka bir suçu oluşturuyorsa, bu suçtan cezalandırılır.

Cinsel saldırı suçunun cebir veya tehdit kullanılarak işlenmesi de mümkündür. Fakat bu suçta cebir ve tehdit suçun unsuru olduğundan fail ayrıca cebir kullanma (TCK m. 108) ve tehdit (TCK m. 106) suçlarından sorumlu tutulmaz. Ancak kullanılan cebir, mağdurun direncini kırmanın ötesine geçerse bu durumda fail ayrıca kasten yaralamadan da sorumlu olacaktır. Bununla birlikte, TCK m.102/4 gereği, cinsel saldırı için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması halinde, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanacaktır.

Cinsel saldırı suçunun işlenmesi amacıyla mağdurun hürriyetinden yoksun bırakılması veya mağdurun konutuna zorla girilmesi hallerinde fail, gerçek içtima hükümleri uygulanarak kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından da cezalandırılır.

Cinsel saldırı suçunun, bir suç işleme kararının icrası kapsamında farklı zamanlarda aynı kişiye karşı işlenmesi durumunda zincirleme suç hükümleri uygulanarak tek ceza verilecek fakat cezada artırım yapılacaktır. Bir suç işleme kararı kapsamında cinsel saldırı suçunun temel şekli ile nitelikli hallerinin aynı kişiye karşı işlenmesinde de zincirleme suç hükümleri uygulanacaktır.

İlgili Yargıtay kararları
CİNSEL SALDIRI SUÇU/YARGITAY CEZA GENEL KURULUNUN 27.11.2018 TARİHLİ VE 975-568 SAYILI KARARI

Cinsel saldırı suçunda muhakkak bir ceza avukatıyla iletişime geçilmelidir.