Kategoriler
CEZA HUKUKU

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ Teixeira de Castro / Portekiz, 25829 / 94, 9 Haziran 1998

Mevcut davada hükümet, polis memurlarının müdahalesinin, bir hâkim tarafından öngörülen ve denetlenen uyuşturucu satışına karşı düzenlenen operasyonun bir parçası olduğunu ileri sürmemiştir. Yetkili makamların, Teixeira de Castro’nun uyuşturucu satıcısı olduğundan şüphe etmek için iyi bir nedeni olmadığı anlaşılmaktadır. Aksine, sabıka kaydı bulunmamaktadır ve hakkında hazırlık soruşturması başlatılmamıştır. Kendisiyle yalnızca V. S. ve F. O.’nun aracılığını yaptıkları sırada karşılaşan polis memurları da kendisini tanımamaktaydı… Ayrıca, uyuşturucu başvuranın evinde değildi. Uyuşturucuları, kendisinin de başka bir kişiden elde ettiği üçüncü bir şahıstan edinmiştir… Yüksek Mahkeme kararı da yakalandığı sırada başvuranın polis memurlarının aradığı miktardan fazla uyuşturucuya sahip olduğunu ve polisin kendisinden yapmasını istediğinden öteye geçtiğini … göstermemektedir. Hükümet’in, başvuranın suçları işlemek durumunda kaldığına ilişkin iddiasını destekleyen deliller mevcut değildir. Bu koşullardan anlaşılması gereken, söz konusu iki polis memurunun, esasen pasif olarak Teixeira de Castro’nun suçunu soruşturmakla kalmayıp suçun işlenmesine teşvik edici bir etki yarattıklarıdır. Delil Toplama Son olarak AİHM, yerel mahkemelerin kararlarında başvuranın, esasen söz konusu iki polis memurunun ifadelerine dayanılarak mahkûm edildiğini belirttiklerini kaydetmektedir. Tüm bu değerlendirmeler ışığında AİHM, suça teşvik etmeleri ve müdahaleleri olmaksızın da suçun işleneceğini gösteren durumlar bulunmaması nedeniyle söz konusu iki polis memurunun eylemlerinin, gizli ajan eyleminden öteye geçtiği sonucuna varmıştır. Söz konusu müdahale ve ihtilaflı ceza yargılamasındaki kullanımı, baştan beri başvuranın adil yargılanma hakkından mahrum bırakıldığını göstermiştir. Sonuç olarak, 6/1. madde ihlâl edilmiştir.