Kategoriler
CEZA HUKUKU

ANAYASA MAHKEMESİ’NİN MEHMET SALİH BALTACI KARARI

Başvuru, suçta kullanıldığı iddiasıyla üçüncü kişiye ait araçların müsadere edilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

Uyuşturucu madde sevkiyatı yapılacağı ihbarı üzerine kolluk güçleri tarafından 34 BZ 7096 plakalı çekici ve çekiciye bağlı 50 AB 485 plakalı dorse 5/6/2015 tarihinde Çayırova-Şekerpınar otoban bağlantı yolunda durdurulmuştur. X-ray cihazı ile yapılan arama neticesinde dorse kısmına zula edilmiş ve preslenmiş hâlde 120 paket, daralı ağırlığı 62.461 g ve net olarak 59.800 g uyuşturucu madde ele geçirilmiştir.

Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının (Başsavcılık) talebi üzerine Gebze 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 6/6/2015 tarihli kararı ile 34 BZ 7096 plakalı çekici ve çekiciye bağlı 50 AB 485 plakalı dorse hakkındaki elkoyma kararı onanmıştır. El konulan araçlar Gebze Emniyet Müdürlüğü sorumluluk sahasında tutulmuştur.

Başvuru, suçta kullanıldığı iddiasıyla üçüncü kişiye ait araçların müsadere edilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

Uyuşturucu madde sevkiyatı yapılacağı ihbarı üzerine kolluk güçleri tarafından 34 BZ 7096 plakalı çekici ve çekiciye bağlı 50 AB 485 plakalı dorse 5/6/2015 tarihinde Çayırova-Şekerpınar otoban bağlantı yolunda durdurulmuştur. X-ray cihazı ile yapılan arama neticesinde dorse kısmına zula edilmiş ve preslenmiş hâlde 120 paket, daralı ağırlığı 62.461 g ve net olarak 59.800 g uyuşturucu madde ele geçirilmiştir.

Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının (Başsavcılık) talebi üzerine Gebze 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 6/6/2015 tarihli kararı ile 34 BZ 7096 plakalı çekici ve çekiciye bağlı 50 AB 485 plakalı dorse hakkındaki elkoyma kararı onanmıştır. El konulan araçlar Gebze Emniyet Müdürlüğü sorumluluk sahasında tutulmuştur.

Başsavcılığın 7/9/2015 tarihli iddianamesi ile uyuşturucu maddeyi taşıyan araç sürücüsü şüpheli A.Y.nin 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188. maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkraları gereğince cezalandırılması, ayrıca dört adet büyük mühürlü delil poşeti içinde, sarılmış şeffaf naylon suç eşyası ile beş adet mühürlü bez torba içindeki tüm ambalajlar ve 59.800 g eroinin 5237 sayılı Kanun’un 54. maddesinin (1) numaralı fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi talep edilmiştir.

Başvurucu, Mahkeme tarafından malen sorumlu sıfatıyla davaya dâhil edilmiş ve başvurucunun vekili duruşmada beyanda bulunmuştur. Başvurucu; sanık F.B.nin kendi oğlu olduğunu, hakkında elkoyma kararı verilen çekici ve dorsenin trafik sicilinde Şirket adına kayıtlı olduğunu ve kendisinin de bu Şirketin ortağı olduğunu ifade ederek araçların iadesini talep etmiştir.

Mahkeme 14/6/2016 tarihinde sanık A.Y.nin uyuşturucu madde ticareti suçundan 7 yıl 13 ay 15 gün hapis ve 18.740 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Mahkeme, sanık F.B. hakkındaki yakalama emrinin infaz edilememesi nedeniyle tefrik kararı vermiştir. Mahkeme el konulan 34 BZ 7096 ve 50 AB 485 plakalı araçlara uyuşturucu maddenin zula edilmiş olması ve bu araçların nakil işinde kullanılması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 54. maddesi gereğince müsaderesine karar vermiştir.

5237 sayılı Kanun’un “Eşya müsaderesi” kenar başlıklı 54. maddesi şöyledir: “(1) İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/11 md.) Eşyanın üzerinde iyiniyetli üçüncü kişiler lehine tesis edilmiş sınırlı ayni hakkın bulunması hâlinde müsadere kararı, bu hak saklı kalmak şartıyla verilir. (2) Birinci fıkra kapsamına giren eşyanın, ortadan kaldırılması, elden çıkarılması, tüketilmesi veya müsaderesinin başka bir surette imkansız kılınması halinde; bu eşyanın değeri kadar para tutarının müsaderesine karar verilir. (3) Suçta kullanılan eşyanın müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığında, müsaderesine hükmedilmeyebilir.

(4) Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşya, müsadere edilir. (5) Bir şeyin sadece bazı kısımlarının müsaderesi gerektiğinde, tümüne zarar verilmeksizin bu kısmı ayırmak olanaklı ise, sadece bu kısmın müsaderesine karar verilir. (6) Birden fazla kişinin paydaş olduğu eşya ile ilgili olarak, sadece suça iştirak eden kişinin payının müsaderesine hükmolunur.”

Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 10/4/2018 tarihli ve E.2017/6680, K.2018/1902 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir: “…Katılan N.A. adına kayıtlı 34 FK 2149 plaka sayılı aracın uyuşturucu maddenin naklinde kullanıldığının anlaşıldığı ancak katılanın iyi niyetli 3. kişi olduğunun anlaşılması karşısında 5237 sayılı TCK’nın 54/1. maddesi uyarınca müsadere edilemeyeceği gözetilmeyerek aracın müsaderesine karar verilmesi, Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün bozulması

Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 2/11/2015 tarihli ve E.2014/24535, K.2015/20976 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir: “…Ele geçen kaçak eşyanın, nakil aracının taşıma kapasitesine göre miktar veya hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturduğunun anlaşılması ve sanığın nakil vasıtasının soruşturma aşamasında alınan ifadesinde babasına, kovuşturma aşamasında alınan savunmasında ise komşusuna ait olduğunu savunmuş olması, aracı kayıt malikinin verdiği vekaletnameye dayanarak yediemin olarak teslim alanın sanığı babası olduğunun anlaşılması karşısında, aracın iyiniyetli 3. kişiye ait olup olmadığının ve 5237 sayılı TCK’nın 54/3 maddesinde düzenlenen hakkaniyet unsurunun tespiti bakımından, Kayıt maliki Ş.Y. ile aracı yediemin olarak teslim alan C.İ.nin dinlenilmesi ve aracın fiilen kim tarafından kullanıldığının kolluk marifetiyle araştırılarak sonucuna göre aracın iyi niyetli 3. kişiye ait olup olmadığı ayrıca aracın hakkaniyet açısından durumu belirlenip buna göre müsaderesine ya da iadesine karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

AİHM benzer bir şikâyeti ele aldığı bir kararında uluslararası uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele için gerekli tedbirlerin alınmasına ve bu konuda devletlerin geniş bir takdir yetkisi olmasına karşın iç hukukta iyi niyetli malikin yararlanabileceği bir giderim mekanizmasının mevcut olmadığı gerekçesiyle toplumun genel yararı ile bireyin temel hakları arasındaki adil dengenin sağlanamadığı ve mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşmıştır (Bowler International Unit/Fransa, B. No: 1946/06, 23/7/2009, §§ 34-47).

VI. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle;

A. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin mülkiyet hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesine (E.2015/387, K.2016/319) GÖNDERİLMESİNE,

D. 257,50 TL harç ve 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.732,50 TL tutarındaki yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 27/11/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.